English | İletişim | Site Haritası
8 Mart Dünya Kadınlar Günü



Sevgili Soroptimist Arkadaşlarım,

Tarihsel süreç içinde 150 yıl önce dokuma işçisi kadınların başlattığı birey olma mücadelesi değişen çağ ve gelişen teknolojiye karşın halen sürüyor. 1857 yılında New York'lu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte 8 Mart, tüm dünya kadınlarının, kutladığı uluslararası bir güne dönüştü.

1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı'nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Her ne kadar 8 Mart "Dünya Kadınlar" günü olarak bilinmekteyse de gerçekte BM tarafından "Dünya Kadınlar Günü" ve Birleşmiş Milletlerin Uluslararası Kadın Hakları ve Barış günü olarak ilan edilmiş ve kadınlara eşit hakların verilmesinin dünya barışını güçlendireceğini kabul edilmiştir.

Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline gelmiştir.

Bizler, üyesi olduğumuz Soroptimist kulüpleri ile "Kadınların toplumdaki statüsünü yükseltmek ve insan haklarından eşit olarak yararlanmasını sağlamak için hizmet projeleri" geliştirmekteyiz. Yaptığımız projeler Birleşmiş Milletlerin gösterdiği uluslararası kalkınma hedeflerine uygun olarak kadınları esas alan konular içinden seçilmektedir. Çalışma konusu olan bu hedefler tüm dünyadaki kadınların ortak sesini yansıtmakta ve her ülkede o ülkenin koşullarına göre değişik projelerle uygulanmaktadır. Bu projelerdeki ana fikir dünya nufusunun yarısını oluşturan kadınların eğitim, sağlık, sosyo-ekonomik ve siyasal haklar, ve sürdürülebilir bir çevre konularında kadınlara farklı bir dünya oluşturabilmektir. Bu dünyanın oluşabilmesi için yaşamın her alanında ailede, ulusta ve dünyada barışın korunması ile mümkündür. "Barış" yaşamın her alanında eşitliliğin sağlanmasıdır. Eşitliliğin sağlanamadığı her durumda çatışma doğmakta ve toplumsal ilerleme durmakta ve en büyük zararı da kadınlar ve çocukları görmektedir. Bu kötü gidişe engel olmak için çalışmak hepimizin tüm bireylerin hedefi olmalıdır. Yanı başımızdakinin eğitim, cinsiyet ve ırk ve dini ne olursa olsun eşit olmadığı bir toplumda ilerleme olanaksızdır. Bu amaç için çalışırken aramızdaki fikir çatışmalarını bir kenara bırakmalı ve hedeflediğimiz farkındalık bilinci oluşturmak için tüm kadın örgütleri elele çalışmalıdır.

Kadınlarımız ve hepimiz için dünyada ve ülkemizde toplumsal barışının korunması, sosyal gelişim ve temel insan haklarının kullanılması için her alanda eşitlik olanağının sağlanması dileği ile 8 MART DÜNYA KADINLAR günümüz kutluyorum.

Sevgi ve saygılarımla,

Prof Dr Remide Arkun
TSKF Başkanı